24 Ağustos 2015 Pazartesi

su arıtma cihazı fiyatları ve ortacag felsefeleri


su arıtma cihazı fiyatları ve ortacag felsefeleri sizlere en güzel yazıları yazan su arıtma cihazı fiyatları diyorki cisim, az hacimde çok madde içerebilen cisimdir (sub pauca magnüude seu quantitate) ve bir cismin alabileceği anlım cismin yoğunluğuyla orantılıdır. Böylece çakılların doğal düşüşlerinin neden sürekli hız kazandığını anlamaklayız. Gerçeklen de hareketin başlangıcında yalnızca yerçekimi cismi hareket ettirir, fakat onu harekele geçirmeye başladığı andan itibaren ağır cisme belli bir atılım kazandırır, bu anlım yerçekimiyle birlikte cismi etkiler ve hareket hızlanır; fakat hareket hızlandıkça atılım da güçlenir; demek bir cismin doğal düşüşü, sürekli hızlanan bir harekete göre gerçekleşmelidir. Bu açıklamayı genelleştirirsek, astronomik kavramlarımızı büyük ölçüde basitleştirecektir ve Kilvvardby’nin de aynı ilkeden yola çıkarak daha önce onaya koyduğu gibi,
gökteki kürelerin hareketini sürdürmekle mükellef Akıllar tamamen gereksizleşecek-lir. Tanrı’nın semavi kürelere, yaratıldıkları anda belli bir impetus bahşettiğini, her şeye gösterdiği katılımla bunu koruduğunu ve bu ilk atılıma içten veya dıştan hiçbir direnişin karşı koymadığını varsayarsak, semavi kürelerin kendiliğinden hareket etmeye devam etmemesi için hiçbir neden yoktur. Sonunda Buridanus şöyle bağlar: “Bütün bunları kesin olarak ileri sürmüyorum, sadece Teolog Beylerden bunların nasıl gerçekleşebileceklerini bana açıklamalarını diliyorum.”
Buridanus’un bir cismin hareketlerini tanımlayan temel verileri nasıl net bir biçimde tasavvur ettiğini görmekteyiz. Kullandığı ifadeler bazen öylesine ayrıntılı olur ki, insan bu ifadelerin yerine bunlara karşılık gelen cebir formüllerini geçirmekten kendini güçlükle alıkoyar: “Bir şeyler atan kişi, hafif bir odun parçasıyla ağır bir demir parçasını aynı hızla hareket ettirirse -bu iki parçanın aynı hacim ve şekle sahip olduklarım da kabul edelim— demir parçası, kendisine verilen atılım daha yoğun olduğu için daha ileriye gider.” Johannes Buridanus. Galileo’daki impeto ve Descartes'-daki hareket miktarı kavramlarına çok yaklaşmıştır.
Bu derece kesin teorilerin yazarının ününü Jeanne de Navarre’la yaşadığı hayali aşklarına ve yazılarının hiçbir yerinde rastlamadığımız ünlü eşeğe borçlu olmasını fark etmek şaşırtıcıda gelse, filozof için hoş bir durumdur. Buridanus’un öğretileri ünlü değilse bile, çok verimli olmuşlardır. Üstada layık bir öğrencisi tarafından derlenen öğretileri çeşitli Aristotelesçilikler arasında kendisine bir yol açacak ve Galileo’ya kadar varacaktı. Paris Üniversitesi Sanat Faküllesi’nin laik hocası. XIV. yüzyılın ortasında modern dinamiğin temellerini sezinlemişii.
Deneysel hareketin genişliği ve derinliği, Johannes Buridanus’un öğrencisi Albert de Saxe’da bunu incelediğimizde daha da açık hale gelmektedir. Albert de Helmsiedt veya Ricmesiorp, Albertutius veya Albertus Parvus adlarıyla anılan bu filozof, Paris Ûniversiıesi’nde eğitim görmLış ve ders vermiştir. 1357 yılında bu üniversitenin rekıö-

rü olmuştur, 1362 yılında yine bu makamda görünmektedir; 1365 yılında yeni kurulan Viyana Üniversitesi'nin birinci rektörü olmuştur; I366’da Halberstadt piskoposluğuna atanmtş ve 1390 yılında ölmüştür. Mantık, fizik,'matematik ve ahlakla ilgili çok sayıda eseri günümüze ulaşan Albert de Saxe, “şanlı Paris sanatlar fakültesinin saygıdeğer üstatlarına” bağlılığını açıkça ifade etmiştir. De coelo et mundo yorumunda yer alan öğretileri kendisine onların öğrettiğini bizlere haber verir. Gerçekten de onun kaleminde impetus teorisini ve bunun semavi kürelerin hareketi sorununa uygulamasını bulmaktayız; fakat Albert de Saxe’ın en çok geliştirdiği ve son derece ilgi çekici olan yeni görüşler arasında ilk sıraya yerçekimi teorisini koymak gerekir.su arıtma cihazı fiyatları Johannes Buridanus’un kesin bir tanım vermeden “yer çekimi” kavramına başvurduğunu gördük; ona göre ağır cisimler doğal mekânları olan yere ulaşmak için düşerler. Fabt toprağın doğal mekânı neresidir? Albert de Saxe, iki cevabın karşısında bulur kendini. Aristoteles’le birlikte bir cismin mekânının onu hemen çevreleyen cismin iç yüzeyi olduğunu düşünen bazı kişiler, toprağın doğal mekânının onu saran denizin veya havanın iç yüzeyi olduğunu söylerler. Albert de Saxe, her ağır cisimde iki merkez ayırt ederek bu sorunu çözmüştür: günümüzde hacim ağırlığının merkezi olarak tanımladığımız şeye yaklaşık olarak karşılık gelen merkez ve cismin ağırlık merkezi. Ağırlığı tamamen homojen olmayan bir cisimde bu iki merkez birbirine tastamam denk gelmez. Toprak da tekdüze bir ağırlığa sahip değildir; suyla kaplı olan bölgeleri, güneş ışınlarına daha az maruz kalır ve dolayısıyla dışarıda bulunanlardan daha az genleşmiş olurlar. Buradan da şu sonuç çıkar: Dünyanın büyüklük (hacim) merkeziyle ağırlık merkezi aynı değildir ve dünyanın büyüklük merkezi dünyanın merkezi değildir. Demek ki geriye onun ağırlık merkezi kalır. Ve gerçeklen de yeryüzünün her parçası ve her ağır cisim kendi ağırlık merkezlerinin dünyanın merkezi haline gelmesine yönelir. Dünyanın merkezinden geçen bir düzlem Dünya’mn ağırlık merkezinden de geçmelidir, çünkü bu düzlem bu merkezin dışında kalırsa Dünya’yı iki eşit olmayan parçaya ayırır; ağırlık merkezinin âlemin merkezine varana dek ağır parça hafif parçayı iterdi ve dolayısıyla denge yeniden oluşmuş olurdu. Demek ki bir cismin ağırlığım tanımlayabiliriz: kendi ağırlık merkezini dünyanın merkeziyle birleştirme eğilimi. Bu eğilim, zaten değişmez ve ağır cisim doğal mekânında olduğunda bunu potansiyel olarak ele aldığımızda ya da ağır cisim onu oradan çıkarmaya çalışan güce karşı koyarken, ona tekrar ulaşmak için hareket ederken veya ona ulaşmasına engel olan cisme ağırlık yaparken fiili halinde onu ele aldığımızda hep aynı kalır. Al-bert de Saxe, bu yerçekimi teorisiyle XII. yüzyılın ortalarına kadar statiğin gelişmesini etkilemiş ve Leonardo da Vinci’yi, Cardan’ı ve Bernard Palissy’yi fosilleri incelemeye

yönelımiştir. Hız, zaman ve katedilen mekân ilişkisi sorununu tartışırken, cismin hızının katedilen mesafeye orantılı olduğunu savunmuştur; hız ile zamanın orantılı olabileceğini de tasavvur etmiş, fakat bu iki çözümden hangisinin doğru çözüm olduğu konusunda bir karara varamamıştır. Demek ki sorunu gerektiği gibi çözememiş, fakat en azından bu sorunu ortaya koymuştur ve kuşkusuz gerçek çözüme götürecek yolu hazırlamıştır. Bu sorunun Parisli bir üstat olan Nicole Oresme’in yazılarında yeni bir gelişim arz etliğini göreceğiz.
Bayeux piskoposluğunda doğan Nicole Oresme, Paris Ûniversitesi'nde teoloji eğitimi almıştır; 1348 yılında orada bulunduğunu biliyoruz. 1356 yılında Navarre Kolejinin büyük üstadı olan bu kişi, 1362'de teoloji hocası, 1377’de Lisieux piskoposu olmuş ve kendi piskoposluk kentinde 11 Temmuz 1382 tarihinde ölmüştür. O üst düzey bir alimdi ve gerçekten evrensel bir zihniyete sahipti. Eserlerini bazen Latince bazen de Fransızca kaleme almıştır; felsefi ve bilimsel hakikatleri ilk kez Fransızca ifade etme onurunu Descartes’a değil de ona atfetmeliyiz. Aristoteles'in Politika ve Ahlak eserlerinin Fransızca çevirisini ona borçluyuz; “Livre de politique" [Politika Kitabı], “Livre appeli Ğconomique" [Ekonomi Başlıklı KitapI ve özellikle de XIV. yüzyılda ona siyasal ekonomi alanında birinci sıraya taşımış olan “De l’origine, nature et mutation des mon-naies" [Paranın Değişimi, Doğası ve Kökeni Üzerine] adlı eserleri kaleme almıştır. En önemli çalışmaları fizik ve astronomi sorunlarıyla ilgili olarak Latince ve Fransızca kaleme aldığı çalışmalarıdır; bunun dışında De dijformitate quantitatum [Niceliklerin Biçimsizliği Üzerine], Traite de la sphöre [Küre Üzerine inceleme] , Commentaire aux liv-res du Ciel et du Monde [Yer ve Cök Kitaplarına Yorum] ve Aristoteles'in Fizik ve Mete-orlar’ı hakkında yorumunu da burada anmadan geçmeyelim.
Nicole Oresme’in gerçekleştirdiği eserin kapsamını tam anlamıyla görmek için gerekli metinlere henüz sahip değiliz; fakat şimdiden yapılan üç büyük keşifte onun da bir ilintisi olduğunu kabul edebiliriz. Cisimlerin düşme yasasını, Dünya’nın günlük hareketini ve koordinatların kullanımını açıkça fark etmiştir. Oresme, koordinatların kullanımıyla ilgili olarak “ardışık bir şekilde elde edilebilir her kuv\'et, bu kuvv'etin etkilediği her özneden veya mekânın her noktasından itibaren yükselen dikey bir doğru biçimiride hayal edilmelidir" diye düşünmüştür. Aynı türden iki kuvvet arasındaki orantı, bunları temsil eden çizgiler arasında bulunacaktır. Bu, evrensel değere sahip bir tasavvur tarzıdır. Demek ki Oresme, lineer bir niteliğin değişimlerini bu niteliği gözlemleyebileceğimiz alana eşit bir uzunluğu yatay bir eksenin üzerine taşıyarak ve bu doğrunun her noktasında, yüksekliğMncelenen niteliğin şiddetine orantılı bir dikey çizgi çekerek belirtmeyi tasavvur etmiştir, Böylece incelenen niteliğin özel-

İlklerine karşılık gelen bir şekil elde ederiz ve bu da bize “buna benzer bir şeyin düz bir şekilde çizildiğinde ve görünür bir örnek sayesinde bu şey bize açık geldiğinde tahayyülümüz bunu daha hızlı ve daha iyi algılamamızı” sağlar... “Çünkü şekillerin hayal edilmesi, şeylerin bilinmesinde büyük ölçüde yardımcı olmaktadır." Oresme, dik açı yayan koordinatlarla grafik temsil kavramıyla yetinmemiştir, bir olgunun şiddet değişimlerinin başka yöntemlerle ifade edilebileceğini de fark etmiştir ve geometrik temsillerin günümüzde cebirle ifade ettiğimiz bazı ilişkilere karşılık geldiğini anlamıştır.
Mekanik alanında ve Albert de Saxe‘ın ilkelerinden yola çıkan Oresme, muntazam olarak değişken bir hareketle hareket eden bir cismin katettiği mesafenin zamana orantılı olduğu şeklindeki kuralı keşfetmiştir. Ortaya koyduğu ilkelere uygun olarak Oresme'in, cisimlerin düşüşünün incelemesine dik açılı koordinatları uyguladığını ve bu temsilin doğru olması için de gerekli koşulları büyük bir ayrıntıyla tanımladığını görmekteyiz. Muntazam olarak artan hız diye adlandırılan bu özel niteliğin şiddet değişimini incelerken Oresme, muntazam bir hıza eşdeğer olarak onu temsil edebileceğimizi göstermiştir.su arıtma cihazı fiyatları Muntazam bir biçimde değişen bir harekete sahip, hareketli bir cisim tarafından katedilen mesafe, muntazam bir hareketle hareket eden ve ilk cismin ulaştığı ortalama hıza eşit bir hıza sahip olan bir cismin aynı anda katettiği mesafeye eşittir. Demek ki Oresme, Johannes Buridanus'u fazlasıyla geçmiştir ve çok sabada aracıdan oluşan kesintisiz bir diziyle Galileo'ya kadar ulaşacak hakikati keşfetmiştir.
Nicole Oresme, Descartes ve Galileo'nun araştırmalarının habercisi olsa da Ko-pernik'in doğrudan selefidir. Traitâ du Gel et du Monde [Yer ve Cök Kitabı] adlı risalesinde, “Göğün günlük hareketi içindeyken Dünyanın hareket etmemesinin herhangi bir deneyle ispatlanamayacağını” savunmuş; sadece deneyle ispatlanabilir olan bu tezin akılla da ispatlanamayacağını öne sürmüştür; daha sonra “Dünyanın günlük hareketiyle hareket ettiğini ve Göğün hareket etmediğini göstermek için birkaç giizel ikna edici şey” saymış ve son olarak da “böylesi görüşlerin imanı savunmak için ne kadar iyi olduğunu” göstererek sonuca bağlamıştır. Kuşkusuz bu keşfi yalnızca Nicole Oresme‘ye atfetmek abartılı olur. Dünyanın günlük hareketi teorisi, Paris Üniversitesi Sanat Fakültesinde filozofumuzun orada eğitim gördüğü dönemde herkesçe bilinmekteydi. Albert de Saxe hocalarından birinin Nicole Oresme'yle aynı tezi -yani dünyanın hareket halinde göğün ise hareketsiz olamayacağının ispatlanılamayacağı şeklindeki görüş- savunduğunu ifade etmiştir. XIV. yüzyılın ilk yıllarından itibaren Scotus’çu François de Meyronnes’un dünyanın hareket halinde olduğunu söyleyen

Öğretisinin bunun tersini söyleyen öğretiden daha memnun edici olduğunu düşünen bir doktorun görüşlerini aktardığını görmüşlük: elidi lamtm quidam doctor, quod si fer-ra moverelur et coelum quiescerel, quod hic esset melior disposilio. Fakat bu tezin basit bir alıntısından ötesini bulmak ve P. Duhem'in ifadesiyle “açıklığı ve ayrıntısı Koper-nik’ın aynı konu hakkında yazdıklarını fazlasıyla geçmiş" akıl ytırütmelerle böyle bir olasılığın ispatlanmış olduğunu görmek için Oresme'e varmak gerekmiştir.
Nasıl ki Sanat Fakültesi Viyana Ûniversilesi’nin ilk rektörünü -Albert de Saxe— çıkarmıştı, bu Üniversite de Marsile d’inghen (ölüm 1396) ile yeni kurulan Heidelberg Üniversitesinin ilk rektörünü çıkarmıştır. Bu kişinin eserleri şunlardır: Aristoteles'in Mantıh’ıyla ilgili sunuşlar, Quaesliones’ler, Oluşum ve Bozulma Üzerine'yle ilgili yorum, Abbreviationes libri physicorum [Doğa Filozojlannm Kitaplarının özetil ve bir Hikmetler Üzerine Yorum. Paris’te Buridanus'un öğrencisi olan bu kişi, I362’de bu üniversitede ders vermiş ve Heidelberg Üniversitesinde rektör olmadan önce iki kez Paris Üniversitesinin rektörü olmuştur (1361, 1375). Buridanus'un terminizmi kendisini kuşkuculuğa düşürmediği gibi, o da kuşkuculuğa sürüklenmemiştir. Marsile, Duns Seotus'un yaptığı gibi Tanrı’nın varlığını ispatlayacak durumda olmayan matematik kanıtlama ile bunu yapabilen metafizik kanılı birbirinden ayırmaktadır. Aynı şekilde Tanrı'nın tek olduğunu ve her şeyin etkili ve koruyucu nedeni olduğunu metafizik açıdan kanıtlayabiliriz; fakat ex nihilo yaratılışın mümkün olduğunu sadece doğal ışıkla ispalla-yamayız. Yalnızca iman, aracı nedenler olmadan doğrudan çok sayıda varlığı -maddenin kendisini de— meydana getirebilen Tanrı’nın büyük ve özgür olduğunu söylemeye imkân verir. Buridanus daha önce in lumine naturali non esi notum Deum esse in-Jiniti vigoris'i öğretmişti; demek ki bu noktada Marsile sadece hocasını izlemiştir; fakat iki teolojik eleştirinin, Seotus ve Ockham'ın öğretilerinin nihayetinde XIV. ytızyı-1ın bazı öğretilerinde birleşip birleşmediklerini araştırmakta yarar var.
Marsile’in Paris’teki meslektaşı Henri de Hainbuch (Henri de Langenstein) burada 1363 yılından itibaren felsefe ve sonra da 1376’dan 1383’e kadar da teoloji dersleri vermiştir; 1384 yılında Viyana Üniversitesinde karşımıza çıkıyor; 1397 yılında da burada ölmüştür. Çuestiones süper libros Sentenliarurn [Düşünce Kitaplanna Dair Araştırmalar! adlı eseri Viyana’da kaldığı döneme aittir. Büyük çeşitlilik arz eden eserleri arasında, Tekvin'in ilk üç bölümü hakkında geniş bir yorum, fizik risaleleri (De reduc-tione ejfectuum specialium in virtutes communes [özel Uvgulamalann Genel Değerlere In-dirgenmesii. De habitudine causarum et injhvcu naturae commis respectü in/erionım) , astronomi risaleleri (De improbatione epicyciorum et concentncoı-um [fç ve Dış Çemberlerin Reddi Üzennel). ekonomi risaleleri (De coııtractibus emptionis el venditionis lAlım

Satım Anlaşmaları Üzerinej, bununla beraber aynı konuyla ilgili bir Epistola), 137^^^ lında meydana gelen kopuşla ilgili pek çok sayıda yazı ve çilecilik risaleleri de (Oç contemptu [Küçümseme Üzerine], Speculum animae [Ruhun Aynası]) yer almakladır. Pg risli meslektaşı ve Henri d’Oyta’nın (Henn Totling de Hoyta, öl. 1397) dostu Henri de Hainbuch gibi, o da peş peşe Paris ve Prag’da ders verdikten sonra, ömrünün sonunu Viyana’nm Teoloji Fakültesinde geçirmiştir. Eserleri arasında Isaguci üzerine Sorular, üç Traclatus de anima polentiis ejus [Ruh ve Etkileri Üzerine inceleme], bir ekonomi eseri (Traclatus moralis de contractibus reddituuum annuorum) ve bir Hikmetler Üzerine Yorum bulunmaktadır. Yazıları bazen başka bir Henri d’Oyta’nın (Henri Pape d’Oyta) -ki bu kişi de I369’da Prag’da ders vermiştir- eserleriyle karıştırılmaktadır. Henri de Hainbuch ve Henri d’Oyta’nın eserlerinin büyük bir kısmı hâlâ yayımlanmamıştır; fakat şimdiden yapılmış bazı araştırmalar onları Buridanus’un Paris okuluna bağlamaya sevk etmektedir.
XIII. yüzyılda Paris, mantığı derinleştirmekteydi ve bilimleri bir kenara bırakmıştı; oysa Oxford, mantığı göz ardı etmeden bilimleri derinleştirmekteydi. XIV. yüzyılda bilimsel sorunlara duyulan ilgi, Oxford’dan çok Paris’te daha canlıydı. P. Duhem, Oxford’un öyle bir mantıkçılığa saplandığını ki, işi matematiği bozmaya kadar vardırdığını ve mantıklaştırılmış bu matematiğin hoş olmayan bir ğeri dönüş şokuyla XV. yüzyılda Paris skolastiğine bile zarar verdiğini düşünmektedir. Bu geniş bakış açılan cezbedicidir, hatta onları değiştirmeye hazır olduktan sonra faydalıdır da; zaten olaylar daha iyi bilindikçe de bu değişimi gerçekleştirmek gerekmektedir. P. Duhem’in çok zekice ve orijinal olan tarih eseri, XIV. yüzyılda Paris Üniversitesini sadece statikle, kinetikle ve astronomiyle ilgilenen fizikçilerle dolu gibi hayal etmemize neden olma tehlikesini taşıyabilir. Aslında Buridanus, Albert de Saxe ve Oresme, mantıktan vazgeçmeden ve Aristoteles’in bilimsel eserlerinin ortaya koyduğu doğa felsefesinin sorunlarını yavaş yavaş ve çoğu zaman çok özgün bir biçimde derinleştirerek XIII. yüzyılın sanat fakültesi üstatlarının eserini devam ettirmişlerdi. Teologlar için Hikmetler Üzerine Yorum ne kadar değişmezse filozoflar için de o kadar değişmez olan bu okul çerçevesinde yeni fikirler yaymışlardır ki, çoğu zaman bu yeni fikirler, uzun zaman boyunca kullanım dışı bırakılmış çok eski fikirlerin yeniden düzenlenmesiydi. XIV. yüzyılın Oxfordlularının Parisli meslektaşları kadar özgün olmamaları ya da onlara has özgünlüğün henüz gün ışığına çıkmamış olması mümkündür. Her ne olursa olsun, Parisli üstatların eserleriyle örneğin (Richard, Roger veya Robert) Swineshead’in eseri arasında belirgin bir farklılık yoktur; bu kişi bir Hikmetler Üzerine Yorum, bir De molu caei jGöh^/üziinün Hareketi Üzerine], İnsolubilia (diyalektik uy-
662
su arıtma cihazı fiyatları yazdı..
düzce kiralık daire : düzce kiralık daire kiralık daire : kiralık daire düzce merkez kiralık daire : düzce merkez kiralık daire düzce kiralık daire 1+1 : düzce kiralık daire 1+1 düzce eşyalı kiralık daire : düzce eşyalı kiralık daire düzce kiralık daire metek toki : düzce kiralık daire metek toki düzce kalıcı konutlar kiralık daire : düzce kalıcı konutlar kiralık daire düzce günlük kiralık daire : düzce günlük kiralık daire düzce emlak : düzce emlak düzce satılık daire : düzce satılık daire düzce satılık daire sahibinden : düzce satılık daire sahibinden düzce merkez satılık daire : düzce merkez satılık daire düzce satılık daire toki : düzce satılık daire toki düzce satılık daire kalıcı konutlar : düzce satılık daire kalıcı konutlar düzce satılık ev : düzce satılık ev düzce satılık dükkan : düzce satılık dükkan düzce satılık arsalar : düzce satılık arsalar satılık arsalar düzce : satılık arsalar düzce satılık arsalar : satılık arsalar sahibinden düzce satılık arsa : sahibinden düzce satılık arsa düzce günlük kiralık daire merkez : düzce günlük kiralık daire merkez sahibinden günlük kiralık daire : sahibinden günlük kiralık daire sahibinden günlük kiralık daire düzce : sahibinden günlük kiralık daire düzce düzce günlük kiralık daire : düzce günlük kiralık daire

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder